Bilgisayarlı
Öğretim
Ülkemizin kalkınması ekonomik ve sosyal
şartların iyileşmesi ve yasam kalitesinin
yükseltilebilmesi, büyük önder Atatürkün de
dediği gibi ancak muasır medeniyetler
seviyesine çıkmakla mümkün olacaktır.
Çağımızda bilim ve teknoloji medeniyetin
öncüleri olmuş, vardıkları her yere medeniyeti
götürmüslerdir.
Yasamakta olduğumuz enformasyon çağında artık
bilgiyi ezberleyen bireylere değil, bilgiye
ulaşabilen, bilgiyi kullanabilen, eleştirel ve
yaratıcı düşünen bireylere ihtiyaç vardır.
Çünkü artık her türlü bilgiye teknoloji
sayesinde kolayca ulaşmak mümkündür,
dolayısıyla asil önemli olan zaten mevcut olan
bu bilgilere ulaşabilmektir. Yaşamımızın artık
neredeyse bir parçası sayılan bilgisayarlar da
bu yolda kullandığımız baslıca araçlardan biri
ve en önemlisidir.
Eğitim öğretim kurumları olarak okullar ve bu
okulların temeli olan ilköğretim okulları bu
bağlamda üzerlerine düsen görevi yerine
getirmekle sorumludurlar. Bunun için bu
kurumlar ilkönce kendi içlerinde anlayış,
yapı, öğrenci yetiştirme, eğitim ve öğretim,
teknoloji vb. konularda muasır medeniyetler
seviyesini yakalamak ve hatta asmak zorunda
olup çocuklarımızı geleceğe
hazırlayabilmelidirler.
Okullar, çağın, toplumun ve bireyin değişen ve
gelişen gereksinimlerini karşılamak üzere
oluşturulan ve yenilenen örgütlerdir. Farklı
okul türleri amaçlarında, çalışmalarında ve
yaklaşımlarında farklılık göstermelerine
rağmen, genelde öğrencilerin kişisel ve sosyal
gelişimlerini gerçekleştirmelerine cevap
verecek bilgi ve becerileri kazandırmak gibi
hizmetleri sunmaktadır. Bugünkü toplum,
okulların, öğrencileri teknolojik hayatta olan
olayları anlayabilen, bilgili insanlar olarak
yetiştirmesini bekler. Bu toplum ayni zamanda
okulların, öğrencileri kendi yaşamları
sırasında yeni bilgiler elde edebilsinler ve
değişen durumları araştırıp inceleyebilsinler
diye gerçek dünyayla yüz yüze gelmeye
hazırlanmasını ister... Okullar bu yeni bilgi
teknolojisini nasıl ele alacaklarını ve nasıl
plan hazırlayacaklarını bilmelidir (Güveli ve
Baki, 2000).
Günlük yaşantımızın önemli bir parçası ve
birçok insan kurum ve kuruluş için olmazsa
olmaz hale gelen eğitimde de önemli ölçüde
faydalanılmaya başlanan bilgisayar
teknolojisi, okullar için eğitimde önemli bir
araç ve hatta amaç haline gelmiş olup önemi
her geçen gün daha da artmaktadır. İlköğretim
okullarında bilgisayar laboratuarları
oluşturulmuş ve bilgisayar dersleri konularak
öğrencilere bilgisayar kullanmayı öğretmek,
bilgisayarlardan derslerde eğitim aracı olarak
faydalanmak amaçlanmıştır.
Bilgisayarlar birer alettirler, yazı
yazmamıza, hesaplarımızı yapmamıza ve
iletişimde bulunmamıza yardımcı olurlar ancak
bunların çok ötesinde bilgisayarlar ayni
zamanda bizlere, hem zihni modeller sunarlar,
hem de, fikirlerimizi ve fantezilerimizi
aktarmaya yardımcı olan birer araç işlevi
görürler (Bozdurt,2000, SSK. 30, 31).
Bilgisayarı, kabaca sayısal verileri belirli
yönergelere göre isleyen makine olarak
tanımlayabiliriz. Bir bilgisayar sistemi;
Girdi
Araçları, Merkezi Veri İsleme Ünitesi (Central
processing unit, CPU), Ana Bellek (main memory),İkincil
Bellek (Secondary storage veya mass storage),
Çıktı Araçları (Output devices)dan oluşur.
Bilgisayar artık hemen her alanda herkesin
kullanmak zorunda kaldığı bir alettir. Bugün
evlerde dahi ihtiyaç duyulan bir teknoloji
haline gelmesi işletim sistemleri ve Internet
sayesinde olmuştur. Günümüzde bilgisayar
kullanmak okuryazarlıkla es tutulur hale
gelmiş bilgi toplumunda bilgisayar kullanmayı
bilmeyenler cahil kabul edilir olmuşlardır.
Bilgisayarın
Eğitim-Öğretimde Kullanılmaya Başlaması
Çağımızda bilim ve teknolojideki hızlı
gelişmeler ekonomik sistemi olduğu kadar
eğitimsel ve sosyal sistemleri de
etkilemektedir. Günümüzde bilgi, gelişmiş
toplumlarda ekonomik gelişmelerin anahtarı
haline gelmiştir. Teknoloji ise eğitim
sürecinin geliştirilmesinde önemli rol
oynamaktadır. Bilgi teknolojisinin hızla
gelişmesi, bilgi toplumlarının ortaya
çıkmasına neden olmuş, toplumların yeni
teknolojik gelişmeleri izlemeleri ve
kendilerine uyarlamaları zorunlu hale
gelmiştir. Bilginin ve öğrenci şayisinin hızla
artması bir takım sorunları da beraberinde
getirmiş, eğitim sürecinin ve niteliğinin
gelişmesinde önemli rol oynayan yeni
teknolojilerin eğitim kurumlarına girmesi
zorunlu hale gelmiştir. Söz konusu yeni
teknolojik sistemlerden birisi de en etkili
iletişim ve bireysel öğretim aracı olarak
nitelendirilen bilgisayarlardır (Keser, 1998,
s.43).
Bilgisayarların geliştirilmesiyle, eğitim
teknolojisinde yeni bir dönem başlamıştır. Bu
aracın eğitim sisteminde kullanılmasının
zorunlu olduğu bu gün için bir gerçektir.
Esasen bilgisayarla ilgili ilk araştırmalar
üniversitelerde yapılmıştır. MARK I ve ENIAC
bu kurumlarda doğmuştur. Bu konuda eğitim
alanında ilk çalışmalar bilgisayarla ilgili
dersler okutma seklinde başlamıştır. Daha
sonra bilgisayardan bir eğitim aracı olarak
yararlanma çalışmalarına geçilmiştir. Bu
yönüyle bilgisayar bir süre okul sınıfları
dışında kullanılmıştır (orduda uçuş ve pilot
eğitiminde benzeşim aracı olarak). Eğitimde
makine ile öğretim üzerine inceleme
çalışmaları yarım yüzyıldan fazla bir geçmişe
kadar uzanmaktadır. 1920lerde Presleyin daha
sonra Skinnerin geliştirdikleri öğretme
makineleri bu konuda öncü hareketler olarak
kabul edilmektedir. II. Dünya savası
yıllarında Skinner yeni bir öğretme yöntemi
geliştirmekte ve James Hollandla birlikte
öğretme makinesini derslerinde
kullanmaktadır... . Çalışmalar sonunda meydana
getirilen öğretim materyallerinin çoğu, daha
çok, iyi bir öğrenme için hazırlanmış
programlı öğretim kitapları seklinde olmuş,
bunların bilgisayara uygulanması bir maliyet
olarak ortaya çıkmıştır (Alkan 1985, s.149).
Bilgisayarın eğitimde kullanılması, esas
itibariyle, gör-işit tekniklerinin mantıki bir
gelişimidir. Bununla beraber bu araç, diğer
yardımcı eğitim araçları yanında yer alırken
temel öğretme kavramında köklü değişikliklere
yol açacağa benzemektedir. Teleskop ve
mikroskobun insanin görme alanını genişletmesi
gibi, bilgisayarda birçok üstün yönleriyle
insanin mantık ve sezgisini, idrakini
genişletmekte bilim ve eğitime katkıda
bulunabilir (Alkan, 1985, s.149).
Akkoyunlu (1993)ye göre eğitim sistemimizin
sorunlarının çözülmesi doğrultusundaki
düşüncelerin günümüzde ulaştığı son asama,
başka pek çok sektörde olduğu gibi, sorunların
çözümü için teknolojiden, özellikle iletişim
teknolojisinden yararlanmasının
kaçınılmazlığıdır. bu amaçla ise
koşulabilecek yeni teknolojilerden birisi olan
ve çağımıza adini veren bilgisayarın eğitime
niçin girdiğine ilişkin bir çok neden ortaya
atılmıştır. Örneğin; sosyal gerçeklik,
öğrencilerin yeni teknolojilerle dönük olarak
topluma hazırlanmaları gerektiğini ileri
sürerken, mesleki gerçeklik, çocukların
teknolojik bir toplumda teknolojiyi
profesyonelce kullanabilecek şekilde
hazırlanmaları gerektiğini ileri sürmektedir.
Pedagojik gerçeklik ise; bilgisayarların
öğrenme ve öğretme ortamını
zenginleştireceğini savunmaktadır (Usun,
2000, s.45).
Bilgisayarlar okul sistemine girerek öğretim
alanında okullarda; öğretme ve öğrenme
etkinliklerini bireysel ihtiyaçlara cevap
verecek şekilde düzenlemek, eğitim
hizmetlerini daha etkili ve verimli bir
şekilde yürütmek ve çağdaş bir öğrenme-
öğretme ortamı yaratmak amacıyla kullanılmaya
başlamıştır.
Bilgisayar, diğer öğretim araçlarından farklı
olarak öğretme ve öğrenme açısından benzersiz
imkânlar sunan çok yönlü bir araçtır.
Bilgisayarın eğitimdeki önemi ve bilgisayarı
diğer araçlardan ayıran en önemli özelliği bir
üretim, öğretim, yönetim, sunu ve iletişim
aracı olarak kullanılabilmesidir (Usun, 2000,
s.43).
Bilgisayarlar eğitimin klasik sistemini ve
yapısını değiştirip büyük bir devrim
yapmışlardır
. Günümüzde bilgisayarlar
eğitimin her alanında kullanılmaktadır. Bu
alanlar kısaca aşağıdaki gibidir (İsmen, 2001
s.2).
Eğitim
araştırmaları,
Eğitim-öğretim
ortamlarını planlama ve tasarım faaliyetleri,
Okul
yönetiminin islerinde, Okul bütçelerinin
organizasyonu,
Öğrenci
isleri,
Okul
bütçelerinin organizasyonu,
Eğitim-öğretim
faaliyetleri,
Bilgisayar
laboratuarları.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler eğitim
sistemlerinde bilgisayarları etkili olarak
nasıl kullanabileceklerini araştırmaktadırlar. Hawkridge (1990)e göre gelişmekte olan
ülkelerde bilgisayar kullanımın dayandığı
temel esaslar şunlardır (Usun, 2000, s.212):
Sosyal esas: öğrenciler dünyada olup bitenden
haberdar olmalıdırlar. Bilgisayar toplumun her
yerinde önemli bir yer almaktadır. Eğer
okullar öğrencileri toplum için yetiştiriyorsa
bilgisayar bilgisi vermek zorundadır. Mesleki
esas: öğrencilere bilgisayarı kullanmak ve
programlamak güven kazandırmakta, belki de
gelecekte bununla ilgili bir meslek
seçmelerine neden olabilmektedir. Pedagojik
esas: öğrenciler bilgi ve sanat dallarının
birçok konularını bilgisayar yoluyla daha iyi
öğrenmektedirler. Hızlandırma esasi:
bilgisayar kullanımı ile okullar, olumlu
değişiklikler yapabilmektedirler. Öğretim ve
yönetim bundan yararlanabilmektedir.
Bilgisayar bulunduran okullarda öğretmenler,
veliler ve öğrenciler değişikliğe daha açık
olmaktadırlar. Bilgisayar öğrencilerin
ezberleme yüklerini hafifletmekte ve
azaltmaktadır. Teknoloji bilgisinin sanayi
esasi: gelişmekte olan yerli sanayi kesimi,
okullarda yerli bilgisayarların yayılmasını
istemektedir. Bu da milli sanayim desteklemek
anlamına gelmektedir.
Az
külfet esasi: bilgisayarla eğitimin, öğretimin
ekonomik külfetinden daha az bir külfetle
yapılabileceği öne sürülmektedir. Çünkü
bilgisayarın üretimi arttıkça birim maliyeti
düşmekte, öğretmen maaşları artmaktadır.
Bilgisayar, çocuklarda özgüveni sağlar;
çocuklar okullarda bu araçları kullanmaya daha
çok ilgi gösterirler. Bilgisayar, öğrenme için
güvenli bir ortam yaratır; çünkü bağımsız olan
öğrenmenin ilk adımını atmadaki hata yapma
korkusu, birçok öğrenciyi tereddüde sevk eder.
Bilgisayar, problem çözmek için öğrenciye,
diğer kişilerin yardımına ihtiyaç
hissetmeksizin güvenli bir eğitim ortamı
yaratır, hızlı ve aydınlatıcı yankı verir.
Bilgisayar, değerlendirme sonuçlarını vermede
bütün araç, gereç ve yöntemlerden daha
hızlıdır, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını
karsılar; kalabalık sınıflarda bilgisayar, bir
bakıma öğretmenin eksiğini tamamlamaktadır.
Bilgisayar öğrencilerin değişik yeteneklerine
göre uygun bir öğrenme ortamı yaratmakta,
onların değişik ihtiyaçlarını
karşılayabilmektedir. Bilgisayar, öğrenmeden
zevk alamayan, devamsız, okulda yaslılık
nedeniyle başarısız, davranışlarında çözülme
bulunan öğrencilere de yardım elini uzatır,
motivasyonu düşük veya ilgisi az, heyecanlı ve
utangaç öğrencilerin motivasyonunu da
yükseltmektedir. Bilgisayarda yazılan
yazılarda kolayca değişiklikler yapılabilir.
Bilgisayar kullanımı, başarılı bir yazı
üretiminde ve gramerin temellerini öğrenmede
öğrencilerin motivasyonunu yükseltir ve yeni
becerileri kazandırır. Çok zengin bilgi
kaynaklarına direkt olarak ulaştırır. Görme
yeteneğini tamamen veya kısmen yitirmiş, görme
zafiyeti olanlara ve âmâlara bağımsız
araştırma yapma ve büyük harflerle veya Brayel
yöntemiyle çıktı alma imkânı yaratır.
Bilgisayarlar, bilgileri öğrencilerin anlama,
kavrama ve kullanımlarını hızlandıracak ve
kolaylaştıracak değişik yöntemler
önerebilmektedir. Bilgisayar, öğrencilerin
küçük gruplar halinde de, etkili bir şekilde
çalışmalarına imkân verir.
Yaralarının yanında bilgisayarın,
sınırlılıkları da bulunmaktadır; bilgisayar
pahalı bir araçtır, kullanılan yazılımlar
birbirine uymayabilir, kullanıcılarının yüksek
beklentilerini karşılayamayabilir. Bilgisayar
programlarının birçoğu bilişsel hedefleri
gerçekleştirmek için hazırlanmıştır, duyuşsal, psikomotor ve kişisel becerilere yönelik
programlar daha çok çaba, zaman ve ekonomik
yük getirdiğinden ilgi görmemektedir.
Bilgisayarda üretilen programlar bugün için
yaratıcılığı göz ardı etmektedir. Bilgisayar,
temelinde bireysel bir araçtır yüz yüze veya
diğerleri ile eğitime genellikle az zaman
ayrılmaktadır. Yaslılar yetişme şartları
gereği bilgisayarla yeterince
ilgilenememektedirler; vazgeçilemeyen yılların
alışkanlığı ile daha ziyade kitap okumaya
eğilim göstermektedirler. Bilgisayarlar,
saçtıkları radyasyonla sağlık sorunlarına yol
açmaktadırlar (Rıza,2000, s.385393).
Akkoyunlu (1993)ye göre gelişmekte olan
ülkelerde eğitimde bilgisayar kullanımında
karşılaşılan bazı güçlükler şunlardır. Bu
ülkelerde yazılım ve donanım daha pahalı
olduğu için ekonomik problemler bilgisayarlı
eğitim politikasında önemli rol oynamaktadır.
Bilgisayarlı eğitimin uygulanabilmesi ve tüm
yurtta yaygınlaştırılabilmesi için güçlü bir
ekonomiye sahip olmak gereklidir. Bu
ülkelerdeki bilgisayarların verimlilik
derecesini değerlendirmek oldukça güçtür.
Fakat bu ülkelerde bilgisayar diğer öğrenme ve
öğretme materyallerine göre daha verimli
olabilir. Gelişmekte olan ülkeler ekonomik
yönden güçlü olmadığı için bilgisayarın ne
kadar verimli olduğunu ölçmek güç olmaktadır.
Bu ülkelerde bilgisayarların eğitimde
kullanılmalarının maliyeti çok fazla endişe
yaratmadığından, bu konuda yapılmış çok fazla
ampirik araştırma bulunmamaktadır.
Bilgisayarların eğitime katkılarının eğitimin
kalitesi bakımından getirdiği faydaların
maliyetine göre bir analizi yapılmalıdır.
Bilgisayarlı eğitim politikalarının
planlanması ve uygulaması oldukça güç seçimler
gerektirir. Gelişmekte olan ülkelerde bu
güçlükler daha zor göğüslenmektedir. Bunun
için zamanlama ve planlama iyi yapılmalıdır.
Bilgisayarlı eğitime geçmeden önce gerekli
insan gücü planlaması yapılmalı öğretmenler bu
konuda hizmetimi eğitimden geçirilmelidir. Alt
yapıyı oluşturmadan bilgisayarlı eğitime
geçsek fayda yerine büyük zararlara yol
açabilir.
Bu ülkelerde maliyet fayda analizi
yapılmaksızın bilgisayarlı eğitime geçilmezi
hiçbir anlam taşımayacak ve etkili sonuç
vermeyecektir. bilgisayarlı eğitimde elde
edilen fayda maliyetini geçtiğinde fayda
yerine zarar vereceğinden maliyet ve fayda
analizi iyi yapılmalıdır. Bu ülkelerde
bilgisayarlar, bilgisayar ile ilgili konuların
öğretimi gerekli olduğu ye da var olan
sistemin etkisiz olduğu yerlerde öğrenme aracı
olarak kullanılmaya başlamaktadır (Usun, 2000,
s.212).
Sdersta bilgisayarın zararlı olduğunu
düşünmekte ve bu düşüncesini su şekilde
açıklamaktadır Bilgisayarını açan çocuk,
kuralların sabit ve önceden belirlenmiş olduğu
elektronik dünyaya girer. Yazılan yazıları
okumak düzeltmek burada daha kolaydır. Fakat
öğrencinin yaptığı şey gerçek anlamda yazı
yazmak değildir. Bilgisayarda yazımı ye da
dilbilgisini kontrol eden işlevler olsa da
olmasa da Huckleberry Finin Serüvenleri gibi
bir yapıtı bilgisayarda yaratmak mümkün
değildir. Çocuk otorite, gerçek bilgi ve
becerinin makinenin içinde bulunduğunu ve
bunların isimsiz, bedensiz bir programcı
tarafından oraya yerleştirilmiş olduğunu
hissetmenin ötesinde bilir, bilgisayar
çocukların yaratıcılığını öldürmektedir(San
ders, 1999, s.141).
Ülkemizde problem bilgisayar ile ilgili
cihazları ve ürünleri temin etmekten ziyade
onları kullanabilecek insanları eğitmek ve
eğitim yazılımlarını oluşturulması
güçlüğüdür.... Bir makine olarak bir şey ifade
etmeyen bilgisayar, ancak zeki ve becerikli
öğretmenlerin ve eğitimcilerin elinde faydalı
olabilen bir eğitim aracıdır (Çakmak, 1999).
Günümüzde bilgisayarlardan öğretim sürecinde;
Bilgisayar Temelli öğretim (BTÖ) ve Bilgisayar
Destekli öğretim (BDE) olmak üzere iki değişik
şekilde yararlanılmaktadır.
BİLGİSAYAR
TEMELLİ ÖĞRETİM
Bilgisayar Temelli öğretim, bilgisayar
sisteminin öğretimi planlama, öğrenmeleri
ölçme, öğrencilerle ilgili verileri kaydetme
ve öğrenme verileri üzerinde istatistiksel
analizler yapma gibi öğretim etkinlilerini
yönetmek için kullanılması anlamına gelir.
Örneğin öğrenmeleri ölçmek açısından
bilgisayarlar, derslerle ilgili soru bankaları
oluşturmak için kullanılır. Test maddeleri
konu içerikleri, ölçülen davranışlar ye da
güçlük düzeylerine göre sınıflandırılır.
Böylece, öğretmen bir sınavda kullanacağı
soruları soru bankasından seçebilir ye da
bilgisayar test maddelerini sınıflamak için
her bir kategorideki değişkenlere dayalı
olarak maddeleri seçmek için programlanabilir
(Yalın, 2000, s.133).
Bilgisayar Temelli Öğretimde, bilgisayarlar
bütün eğitim r öğretim faaliyetlerini uygular.
Burada dersin, belirlenen hedef ve
davranışların öğrencilere temel öğreticisi
bilgisayarlardır. Diğer bir ifadeyle bütün
eğitim ve öğretim faaliyetleri bilgisayar
tarafından gerçekleştirilir. Öğretmen,
eğitim-öğretim geri planda kalarak
organizasyon islerini yönetir (İsmen,2001
s.30) .
Bilgisayarlar basili testler için
kullanılabileceği gibi testler öğrencilere
doğrudan bilgisayar aracılığıyla da
uygulanabilir. İkinci durumda, bilgisayar
öğrencilere yanlış ve doğru cevapları hakkında
anında geri bildirim sağlar, öğrencinin
tamamladığı testi puanlar, analiz eder ve bu
bilgileri belleğine kaydeder. Böylece
öğretmen, her bir öğrencinin basarı durumu,
bir madde ile ilgili her bir seçeneği seçen
öğrencilerin şayisi, öğrencilerin birbirlerine
göre basarı durumları, aritmetik ortalama ve
standart kayma gibi grup verilerini anında
elde edebilir (Yalın, 2000, s.134).Bilgisayar
Temelli Öğretimde öğretmenler, bilgisayarı
aşağıda belirtilen on bir ana uygulamada
kullanabilirler İsmen, 2001 s.30).
Bilgisayarlı
test; öğrenciler, konular ile ilgili sınavlar
alabilir ve anında sonuçlarını öğrenebilirler.
Bilgisayarlı
öğretim materyali; öğretmenler, bilgisayar
temelli öğretim materyalleri hazırlayıp
öğretme ortamlarında kullanabilirler.
Kaydetme;
öğrenciler, öğrenme faaliyetlerine yaptıkları
her faaliyeti kaydedebilirler.
Bilgisayarlı
öğretim; öğrenciler bütün öğrenmelerini
bilgisayarın karsısına geçim yaparlar.
Bilgisayarlı
öğrenme-öğretme faaliyetleri; öğretmenler,
bütün öğrenme-öğretme faaliyetlerini
bilgisayarlar ile gerçekleştirir. Kendileri,
bu ortamlarda etkili rol almaz sadece rehber
konumunda bulunurlar.
Bilgisayarlı
öğretim tasarımı; öğretmenler, öğrenme-öğretme
ortamlarını bilgisayar ile tasarlarlar.
Yazı yazma;
öğrenciler, bütün yazı faaliyetlerini
bilgisayarla yaparlar.
Grafik çizimi;
öğrenciler, bütün grafik faaliyetlerini
bilgisayarlar ile yapıp onlara yüklerler.
Masa üstü
işlemleri; öğretmenler bütün masa üstü
işlemlerini bilgisayar ile yaparlar.
Masa üstü
sunum. Öğretmenler, bütün sunumlarını
bilgisayarlar ile yaparlar. Öğrenciler
bilgisayara girip ders sunumlarını kendileri
takip ederler.
Multimedya
yöntemi; öğretmenler, Multimedya yöntemimizi,
diğer bir ifade ile ses, video ve resimlerin
ayni anda kullanılması ile etkili
öğrenme-öğretme faaliyetlerini
gerçekleştirirler.
Bilgisayar
Temelli Öğretimin Yararları
Eğitimde bilgisayar kullanıldığında eğitimin
kalitesi artmakta, öğrenciler daha hızlı
öğrenebilmekte, çalışmalarda basarı
sağlanmaktadır. Bilgisayar Temelli Öğretimden
geçen öğrenciler diğerlerine göre daha çok
araştırıp, bilgi becerilerini artırma yönünde
daha istekli davranmaktadırlar. Öğrenciler
bilgisayarı kullanarak deneyler yapabilmekte
verileri analiz edebilmektedirler. Bilgisayar
Temelli öğretim sayesinde, eğitim çok zevkli
hale gelmekte, öğrenciler konuları çok kısa
sürede öğrenmekte ve bu sayede verimlilik
artmaktadır.
Öğrenciler
bilgisayarı kullanarak istedikleri bilgilere
çok hızlı bir şekilde ulaşabilmekte, hızlı ve
aydınlatıcı geri bildirim alabilmektedirler.
Bilgisayar Temelli öğretim zaman tasarrufu,
puanların hesaplanmasının kolay olusu,
sonuçların ölçülmesinde hata olasılığını
minimuma düşürmesi, mekân siniri tanımaması,
ekonomik olusu gibi olanakları sağlaması
açısından önemli olmasına rağmen bazı
sınırlılıkları da vardır.
Bilgisayar
Temelli Öğretimin Sınırlılıkları
Eğitim yazılımının kullanılabilmesi için
mutlaka gerekli donanımın bulunması gerekir.
Sınıfların ye da okulların Bilgisayar Temelli
öğretim için gerekli donanıma erişimi bazen
zor ye da pahalı bir süreç olabilir.
Yazılımların sürekli yenilenmesi ek bir
maliyettir.,Eğer bilgisayarların kullanımı
uygun planlanmamış ise öğrenciler arası sosyal
ilişkiler gelişmeyebilir. Öğrenci-öğretmen,
öğrenci-öğrenci ilişkisinin zayıf olması
sosyal gelişmeyi olumsuz yönde etkileyebilir.
Özellikle ilköğretimde faydalanılabilecek bir
öğretim yöntemi olarak kullanılmasının
sakıncaları, faydalarının önüne gedmektedir.
İlköğretimde öğrenciler, öğretmenleriyle
karşılıklı iletişim içerisinde olmalı, öğrenci
değerlendirme sadece sınava dayalı olamamalı,
öğrenci ile öğretmen arasında bireysel
ilişkiler daha ön planda olmalıdır.
Bunun için ilköğretimde bilgisayar, bir eğitim
aracı değil, eğitimde bir araç olarak
kullanılmalıdır. Bu durum diğer (orta ve
yüksek öğrenim) için de geçerlidir fakat bu
düzeylerde belirli alanlarda ve özel
durumlarda çok daha fazla yararlanılabilecek
çok önemli bir yöntemdir..eğitimde,
bilgisayar, çeşitli öğretim faaliyetlerini
uygularken yararlanılan bir araç olmalı,
öğrenmeyi sağlayıcı, destekleyici, pekiştirici
bir araç olarak kullanılmalıdır. Bu nedenle
ilköğretimde Bilgisayar Destekli öğretim
kavramı daha öne çıkmaktadır.
BİLGİSAYAR
DESTEKLİ ÖĞRETİM (BDE)
Bilgisayarların öğretimde kullanılmasının en
zor fakat en çok ümit vaat edeni olarak kabul
edilen Bilgisayar Destekli öğretim kendi
kendine öğrenme ilkelerinin bilgisayar
teknolojisi ile birleşmesinden oluşmuş bir
öğretim yöntemi olup öğretim sürecinde
bilgisayarın seçenek olarak değil, sistemi
tamamlayıcı, sistemi güçlendirici bir öğe
olarak kullanılmasıdır, Bilgisayar Destekli
Öğretimde bilgisayar, öğrenmenin meydana
geldiği bir ortam olarak kullanıldığı öğretim
sürecini ve öğrenme motivasyonunu güçlendiren,
öğrencinin kendi öğrenme hızına göre
yararlanabileceği, kendi kendine öğrenme
ilkelerinin bilgisayar teknolojisiyle
birleşmesinden oluşmuş bir öğretim yöntemidir.
Bu yöntemin öğrenme öğretme süreçlerindeki
başarısı çeşitli değişkenlere bağlı olmakla
birlikte, yöntemin başarısında öğretim hedef
ve davranışlarına uygun ders yazılımlarının
sağlanması oldukça önemlidir. Bilgisayar
Destekli öğretim yönteminde, bilgisayar
teknolojisi öğretim sürecine değil de,
geleneksel öğretim yöntemlerine bir seçenek
olarak girmekte nitelik ve nicelik açılarından
eğitimde verimi yükseltmede önemli bir rol
oynamaktadır (Usun,2000, s.50-52).
Bilgisayar Destekli Öğretimde çeşitli öğretim
modelleri kullanılmaktadır. Ancak Bayraktar,
Keser ve Gürol tarafından önerilen ve yaygın
kabul gören modeller şunlardır (Usun, 2000,
s.54)
Öğretimsel
Model
Hipotezci
Model
Açıklayıcı
Model
Arındırılmış
model
Bu modellerin her birisi öğrenme öğretme
sürecine katkısı yönünden bilgisayarın değişik
özelliklerini ortaya koymaktadır. Örneğin
Öğretimsel Model temelde programlı öğretime
dayanmakta ve bilgisayar sabırlı bir yardımcı
gibi kullanılmaktadır. Hipotezci Modelde
öğrenciye hipotez formüle etmeye yardımcı
olunmakta ve bu model bilginin, öğrencilerin
yaşantıları yoluyla yaratılması gerektiği
düşüncesine dayanmaktadır. Açıklayıcı Modelde
bilgisayar, öğrenci ile gerçek yasamın gizli
modeli ye da benzeşimi olarak, ilerledikçe
konuyu keşfederek öğrenmesi esas alınmaktadır.
Arındırılmış Modelde ise bilgisayar,
öğrencinin çalışma yükünü azaltma aracı olarak
kullanılmakta ve öğrenciye hesaplama, bilgi
işlem vb. olanaklar sağlamakta ve onu
desteklemektedir. Bu modellerin ortak
özelliği, öğrenciye öğrenmesinde etkin bir
yardımcı olmaları ve öğrenciyi merkeze
almalarıdır (Usun, 2000, s.54).
Bilgisayar
Destekli Öğretimin Yararları
İlgili
literatüre göre Bilgisayar Destekli öğretimin
yararları su şekilde sıralanabilir (Usun,
2000, ss57,58).
Bilgisayar,
öğrencileri sürekli aktif tutar; öğrenci
bilgisayarın üreteceği sorulara yanıt vermesi
gerektiği ve ancak konu üzerinde düşünerek bir
sonraki adıma gedebileceği için sürekli aktif
olmak zorundadır.
Her öğrenciye
kendi öğrenme hızında bir öğrenim sağlar.
Öğrenciler kendilerinden daha hızlı öğrenen
öğrencilerle yarışmak zorunda kalmazlar.
Öğretmenler geriden gelenleri beklemek için
hızlı gidenleri yavaşlatmak zorunda kalmaz
veya yavaş öğrenen öğrencileri bir yana
bırakarak hızlı öğrenen öğrencilere göre ders
islemek zorunda değildir.
Bu yöntemde
her öğrenci, öğrendiği konu ile ilgili olarak
sorduğu sorulara yanıt alabilir; sınıfların
kalabalık olması, zamanın sinirli olması ve
bireysel farklılıklar nedeniyle öğrencilere
soru sorulmayabilir. Bilgisayar Destekli
Öğretimde, öğrenci bilgisayarla etkileşim
kurarak, istediği anda konu ile ilgili sorular
sorarak yanıtlarını alabilmekte ve istediği
kadar tekrarlayabilmektedir.
Laboratuar
ortamında yapılması tehlikeli ve pahalı olan
deneyler benzetişim yöntemi ile kolayca
yapılabilmekte, zaman ve para yönünden kar
edilmektedir.
Bilgisayar
destekli eğitimle konular öğrencilere daha
kısa sürede ve sistemli bir şekilde
öğretilebilir.
Öğrenci
kendisine ait bir kişisel öğrenme ortamında
rahatlıkla çalışabilmektedir. Öğrenci
bilgisayarıyla bas basa ve kendi öğrenme
hızına uygun bir ortamda daha rahat olmakta ve
öğrenmenin kalıcılığı daha fazla olmaktadır.
Öğretim
programı öğrencinin öğrenme ile ilgili
gereksinimine göre hazırlanabilir. Öğretim
amaçlarının sıralanışı öğrencinin öğrenme
davranışlarıyla belirlenir.
Öğrenim küçük
birimlere indirildiği için, basari bu birimler
üzerinde sıralanarak gerçekleştirilir.
Öğrenci kendi
çalışmasına rağmen, öğretmen tarafından
sürekli denetlenebilir ve gerektiğinde
müdahale edilebilir. Bilgisayar Destekli
Öğretimde öğrenciler öğretmenin kontrolü
altındadır. Bireysel çalışmalarda basa
çıkamadığı sorunlar olduğunda öğretmen
öğrencilerine yardımcı olabilir.
Bedensel ye da
zihinsel özürlü öğrenciler, özel olarak
düzenlenen Bilgisayar Destekli öğretim
ortamında bireysel öğrenme hızlarına göre
ilerleyebilirler. Bedensel veya zihinsel
özürlü öğrenciler öğrenme hızı açısından diğer
öğrenciler nazaran daha geride
kalabilmektedirler. Bilgisayar Destekli
Öğretimde bilgisayar, bu tip öğrencilerin
kendi öğrenme hızlarına uygun bir öğrenme
ortamı sağlayarak yardımcı olur.
Öğretmeni
dersi tekrar etme, ödev düzeltme vb.
görevlerden kurtararak ona öğrencilerle daha
yakından ilgilenme ve verimli çalışma zamanı
ve olanağı tanır.
Bilgisayar, eğitim zamanının etkili bir
şekilde kullanılmasını sağlar. Öğrenci kıt
olan zamanı etkili faaliyetler yaparak
geçirir. İkincisi, öğrenci her yaptığı öğrenme
için kendiliğinden ödüllendirilir. Öğrenci
kendi yaptığı ürünleri görerek öğrenmesini
hızlandırabilir. Son olarak öğrencinin
yaratıcılık yeteneklerini geliştirebilir
(İsmen, 2000). Bilgisayar Destekli öğretimin
sınırlılıkları (Şahin ve Yıldırım, 1999,
SSK.64, 66)
Öğrencilerin
sosyo-psikolojik gelişmelerini engellemesi;
bazı uzmanlara göre, bilgisayarların öğretimi
bireyselleştirebilmesi, öğrencinin sınıf
içinde arkadaşları ve öğretmenleriyle olan
etkileşimini azaltmaktadır. Öğrenci
bilgisayarı ile basmasa kalmakta diğer
arkadaşlarıyla etkileşimde bulunamamaktadır.
Bu da bireyselliği körükleyici bencilliğe yol
açıcı olabilir
Özel donanım
ve beceri gerektirmesi; her şeyden önce bir
eğitim yazılımını kullanılabilmesi için
mutlaka gerekli donanımın bulunması gerekir.
Sınıfların ye da okulların Bilgisayar Destekli
öğretim için gerekli donanıma erişimi bazen
zor ye da pahalı bir süreç olabilir.
Yazılımların sürekli yenilenmesi ek bir
maliyettir.
Eğitim
programını desteklememesi; öğretimde
kullanılan her materylin, eğitim programını
destekleyici ve programda belirlenen amaç ve
hedefleri öğrenciye kazandırıcı nitelikte
olması gerekir. Bu tip yazılım ve programların
sürekli yenilenmesi geliştirilmesi
gerekebilir.
Öğretimsel
niteliğinin zayıf olması; program uygunluğunun
yanında, eğitim yazılımlarının öğretimsel
olarak da etkin öğrenme ortamlarını öğrenciye
sunabilmesi gerekir. Yazılımlar ise genellikle
eğitimciler tarafından yapılmadığından
sorunlarla karşılaşılabilmektedir.
Eğer
bilgisayarların kullanımı etkili bir şekilde
planlanmamış ise bir takım olumsuz yönler
ortaya çıkabilir. Bunlardan birincisi,
öğrenciler arası sosyal ilişkiler
gelişmeyebilir. İkincisi, bazen çok paralar
harcayarak alınan bilgisayarlar kullanılmadan
kenarda durabilir ve harcanan paraların israf
olmasına neden olur. Son olarak bazen bir
bilgisayarda yapılan çalışmalar diğer bir
bilgisayarda açılmayabilir. Bunun için
okuldaki tüm bilgisayarlarda ayni yazılım
programı kullanılmasına dikkat edilmelidir
(İsmen, 2000).
TÜRKİYE'DE
ÖRGÜN EĞİTİMDE BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM
(BDE) UYGULAMALARI
Türkiye'de örgün eğitimde bilgisayar eğitimine
yönelik çalışmalar, 1984 yılında Milli Eğitim
Bakanlığı tarafından yürütülen yeni
enformasyon ve iletişim teknolojisi
çalışmaları çerçevesinde 1100 mikro
bilgisayarın orta öğretim kurumlarına
alınmasıyla başlamıştır. Daha sonra özellikle
orta öğretim düzeyinde, bilgisayar eğitiminden
ziyade, diğer ülkelerde olduğu gibi
bilgisayarın bir eğitim aracı olarak
kullanıldığı bilgisayar destekli eğitimde
kullanılma çalışmaları başlatılmıştır.
19851986 öğretim yılından itibaren 101 orta
dereceli okula, bir tanesi öğretmene 10 tanesi
öğrenciye olmak üzere toplam 1111 adet
bilgisayar sağlanmıştır. Her okulda iki
öğretmen 5 hafta süre ile hizmetimi eğitim
kurslarına alınarak yetiştirilmiştir. Ticaret,
Turizm-Otelcilik okullarında başlatılan
çalışmada 13 okula, 10 ar adet olmak üzere
toplam 130 adet bilgisayar dağıtılmıştır.
Öğretmenlerin hizmetimi eğitimi tüm okullara
yaygınlaştırılmış, 3 saatlik bilgisayar dersi
her okula konmuştur.
19881989 yılından itibaren Ticaret ve Teknik
eğitimle ilgili orta dereceli okullarda Dünya
Bankası kredisiyle başlatılan Endüstriyel
Okullar Projesi çerçevesinde 805 bilgisayar
kullanılmaya başlamıştır. Bilgisayar
donanımcılığı bakim ve onarım konularında
yazılım kullanımı konusuna da ağırlık verilmiş
ve iki önemli yazılım paketi satın alınmıştır.
19891991 yıllarında bilgisayarla ilgili
olarak Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan
eğitim ve öğretim faaliyetlerini dört ana
baslık altında toplamak mümkündür.
Bilgisayar Destekli öğretim (Öncelik ve
ağırlık sırasıyla, müfredat programları,
yazılım, öğretmen eğitimi, donanım, bakim ve
onarım)
Bilgisayar programlama
· Bilgisayarın tanıtılması
·
Bilgisayar bakim ve onarım teknisyenliği
Geçmişte yapılan uygulamalardan yapılan bilgi,
birikim ve deneyim göz önünde bulundurularak
MEÇ firmaları okullarda BDEM uygulamaya davet
etmiştir. Firmaların uyguladığı BDE projesinde
pilot uygulamalar için Türkiye genelinde
çeşitli illerden toplam 160 okul seçilmiştir.
İlk ve ortaokullardan ise 17 si yerli 11 i
yabancı olmak üzere 28 firma uygulamaya
katılmak için müracaat etmişlerdir. Bu
firmaların bir kısmi birkaç haftalık
programlarının gösterisini yaptıktan sonra
uygulamalarına son vermiş firmaların çoğunluğu
ise uygulamalarını yılsonuna kadar
sürdürmüşlerdir. Diğer yandan okullarda halen
mevcut bilgisayarların etkin kullanımını
sağlamak için üniversiteler de bu programın
içine dâhil edilmiştir.
Yapılan envanter çalışmaları ile 1993 yılına
kadar Türkiye'de orta öğretim kurumlarının
%1112 sinde bilgisayar laboratuarı bulunduğu
tespit edilmiştir. Bu laboratuarların kullanım
zamanlarının %70i bilgisayar eğitimine %30u
BDEM ayrılmaktadır.
Türkiye'de 15 yıllık geçmişi bulunan, büyük
umutlarla başlayıp sürekliliği sağlanamayan
BDE projelerinin bilânçosunda yaklaşık 1000
okula bilgisayar laboratuarı kurulmuştur. 8
yıllık eğitim çalışmalar kapsamında eğitim
için kaynaklar yaratılmasıyla birlikte BDE
projeleri hız kazanmış eğitimde Çağı Yakalamak
2000 adi verilen proje kapsamı içinde 1998
yılında 6200 ilköğretim okulunun bilgisayar
destekli eğitime başlaması öngörülmüştür. Bu
proje çerçevesinde en önemli noktalardan
birisi de BDE yazılımı geliştirilmesidir.
Öncelikle Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi,
yabancı Dil, Sosyal Bilgiler derslerine ait
yazılımların kullanıma sunulması ve ayrıca
Türkiye'de 70000 okulun Internet'e bağlanması
için TTN ET projesinden yaralanılması
düşünülmüştür. (Usun, 2000, s.216).
Klasik
eğitimin bu teknolojik gelişmeler sonucunda
sekil değiştirmesi gerekmektedir. Çünkü alınan
eğitim sonrası gerçek hayatta, eğitim
sürecinde verilenden çok daha farklı bilgi
beceri ve tutum aranmaktadır. Alınan eğitim
bugün için eğitim sonrasının beklentilerini
karşılamamaktadır. Eğitimin bütün süreç ve
kapsamlarında ayni sebeple olmasa da kriz
boyutunda yetersizlik yaşanmakta. Bilişim
teknolojilerinin kullanılmasıyla eğitimde
fırsat eşitliği sağlanırken sorumluluk
devletten alınarak tüketiciye yani öğrenci ve
veliye verilmektedir. Bilişim teknolojilerinin
eğitimde kullanılmasıyla amaçlanan öğrenme
becerilerinin ve problem çözme yeteneğinin
geliştirilmesidir. Artık öğrenciden öğretmenin
aktardığıyla yetinmek yerine teknolojinin
sağladığı imkânlarla kendi yetenekleri
doğrultusunda bilgi üretmesi beklenmektedir.
Yeni bin yılda geleceğe yapılacak en önemli
yatırım, eğitim sistemlerine faaliyet imkânı
kazandırılmasıdır. Sadece bilgi yüklenmesi ve
ezbercilik, analiz ve diğer gelişkin öğrenme
becerilerinin yanında yetersiz kalmakta. Bilgi
depolamada bilgi teknolojisinde kullanılan
sistem ve aygıtlar klasik sistemdekinden çok
daha üstündür. Bilişim teknolojileri
problemlerin çözümünde yeni imkân ve
seçenekler aramaktadır. Çözümler yöresel ve
kültürel niteliklerimize uygun olarak
özümsenmeli ve uyarlanmalıdır (Ney,2001,
s.17).
Bilgisayar, ülkemizin ekonomik şartları
düşünüldüğünde herkesin kolayca alabileceği,
alsa bile, hızla gelişen teknolojiye ayak
uydurarak kolayca değiştirebileceği bir araç
değildir. Hızla ilerleyen teknoloji ortamında
bir yıllık bilgisayar eski model olmaktadır.
Ülkemizde evlerde çok az rastlanan bilgisayarı
öğrenciler okulda görüp tanımakta ve sağladığı
imkânlardan faydalanabilmektedirler.
Sonuç
Okullarımızda
Bilgisayar Destekli öğretim uygulamalarına
başlanmış olup bilgisayarların öğrencilerce
kullanıldığı görülmektedir. Bazı okullarda ise
okul müdürleri bilgisayarlar bozulacak, zarar
görecek vb. nedenlerle bilgi teknolojisi
laboratuarlarını öğrencilere
kullandırmamaktadırlar. Öğretmenlerin direnci
de bu konuda önemli bir engel olarak karsımıza
çıkmaktadır. Öğretmenler yeni eğitim
teknolojilerine karsı direnç gösterebilmekte,
biz yapamayız, biz beceremeyiz mantığıyla
bilgisayar kullanmayı öğrenmeye ve öğretmeye
pek hevesli görünmemektedirler. Bunun için
okullarında bilgisayar laboratuarı olduğu
halde bilgisayar format ör öğretmeni
bulunmayan okullarda bilgisayar
laboratuarlarının kullanımı yeterli seviyeye
ulaşamamaktadır. Bilgisayarlardan
eğitim-öğretim faaliyetlerinde bir
öğrenme-öğretme aracı olarak
faydalanılmalıdır. Okul yöneticileri ve
öğretmenler okullarında bilgisayar müzeleri
oluşmadan önce bilgisayar kullanmayı
bilmiyorlarsa muhakkak öğrenmeli,
öğrencilerine öğretmeli, bilgisayarlardan
maksimum düzeyde faydalanmalıdırlar.
|