KATI HAL FIZIGI
KRISTALLERDE KIRINIM
1)KATILARIN SINIFLANDIRILMASI: Modern katıhal fiziği, göze katı olarak
görünen bütün maddeleri incelemek
yerine, yapılarında gözlenen simetri, daha kolay incelenebilme ortamı
oluşturduğu için özellikle kristal özelliğe sahip
olan maddeleri konu olarak alır. Kristal yapı gösteren katıları
sınıflandırmanın en kolay ve basit yolu onları metaller ve
melat olmayanlar diye ikiye ayırıvermektir. Metaller yüksek elektriksel
iletkenliğe sahiptirler ve serbest elektronları
vardır. Buna karşılık metal olmayan katılar (ametaller) yalıtkan özellik
gösterirler ve sadece yörünge elektronları
bulunur. Metalik olmayan kristal özellikli katılarda, katının oluşması
sırasında atomların değerlilik elektronlarını
özelliklerine göre üç grupta sınıflandırılabilirler. Bunlar; iyonik
kristaller, kovalen kristaller ve moleküler
kristallerdir. İyonik kristale iyi bir örnek NaCl kristalidir ve bu tür
kristallerde katyonun değerlilik elektronları tümü
ile anyona geçer, böylece katı zıt yüklü iyonların çekimi ile bağlanmış
olur. İyonik kristaller , düşük elektrik ve ısı
iletimine sahiptirler, erime noktaları yüksektir, kırılgan ve
renksizdirler.
Kovalent kristallerde değerlilik elektronları atomlar arasında
paylaştırılmıştır. Bunlar, yarı-iletken özelliğe sahip ve
serttirler. Moleküler kristallerin değerliilk elektronları ne anyondan
katyona geçer, ne de atomlar arasında paylaşılır,
serbest atom veya moleküldeki durumlarını değiştirmezler. Bu tür
kristaller, düşük elektrik ve ısı iletimi gösterirler,
yumuşak ve alçak erime noktasına sahiptirler.
2)BİRİM ÖRGÜ HÜCRESİ:Kristal yapı belirli bir düzen içerisinde bir araya
gelen atomların bu düzenlerini üç
boyutta periyodik olarak devam ettirmeleri sonucu oluşur. Atomların ortaya
çıkardığı düzeni bir nokta ile gösterecek
olursak, üç boyutta oluşan kristal, noktalardan yapılmış bir kafes gibi
düşünülebilir. İşte bu kafese örgü denir. Örgüde
alınan bir noktadan çıkan üç boyutta a, b, c vektörlerinin kristal
içerisinde belirlediği hacme birim örgü hücresi denir.
3)ÖRGÜ ÇEŞİTLERİ:Kristal içersinde alınan her hangi bir nokta r
UVW
=ua+vb+wc ötelemesi ile belirlenebilir. Burada
a, b, c kristalin referans eksenlerini oluşturan vektörler, u, v, w ise
tamsayıdırlar. Bu vektörlerin uzunlukları ile
aralarındaki açılar belirli bir kristalin özelliklerini ortaya koyarlar.
Buna göre bir birinden farklı 14 değişik şekil ortaya
çıkar. Bu 14 değişik örgü çeşidine Bravais örgüleri denir.
4)MİLLER İNDİSLERİ:Kristallerde, kolaylık için, doğrultuları ve düzlemleri
göstermek üzere bazı özel gösterimler
kulanılır. Başlangıçtan herhangi bir uvw noktasına uzanan doğrultu [uvw]
olarak gösterilebilir. Bu gösterimde ,
doğrultuyu belirlemeye yettiği için en küçük tamsayıları kullanmak adet
olmuştur. Örneğin; [2,2,0] doğrultusunu
belirleyen çizgi [1,1,0] dan geçer ve 2,2,0 yerine 1,1,0 tamsayıları
kullanılır. Eksi indisler ise sayının üzerine çizgi
çekerek belirlenir. Kristaldeki simetri dolayısı ile kristal içerisindeki
pek çok doğrultu birbirine özdeştir. Bu özdeş
doğrultuların takımı da ile gösterilir. Örneğin kübik bir birim
hücrenin kenarları <100> şeklinde gösterilebilir.
Her hangi bi başlangıç noktası vermeden, kristal içerisinde yüzeyleri veya
düzlemleri belirleyen gösterim şeklineMiller
indisleri denmektedir. Bu indisler, düzlemlerin üç kristal ekseni ile
kesişme noktaları belirlenerek bulunur ve kesişme
noktalarının yeri, birim hücrenin ele alınan eksen için belirli olan
uzunluğu indisle çarpılarak ortaya çıkar.
5)KRİSTAL YAPI KUSURLARI: bir kristal içerisinde atomlar veya atom
grupları tümü ile düzgün bir sıralanım
içinde bulunmazlar. Kristallerdeki yapı bozukluklarının; kristalin
sıcaklığı, dış basıncı, saflığı...vb nedenleri vardır.
Kristallerdeki yapı bozullukları; noktasal, çizgisel ve hacımsal olmak
üzere üç şekilde sınıflandırılır.
a) Noktasal: atomların bulunması gereken yerde bulunmayışı veya fazladan
bulunmasıdır. Kristalde bu oran; n/N=S e
-E
f
/ kT olarak verilir. Burada; N:atom sayısı, n :atom başına boşluk sayısı,
S:entropi , E
f
:boşluk oluşumu için gerekli
enerjidir.
b) Dislokasyon (çizgisel): bunlar örgü içerisinde oldukça uzun atomik
boyutlarda ortaya çıkarlar. Oluşum özellikleri
Burgers vektörü ilebelirlenir. Burgens vektörü dislokasyon çizgisine dik
ise kenar tipi, paralel ise vida tipi
dislokasyon mevcuttur. Dislokasyonların ortaya çıktığı bölgeler yüksek
enerji bölgeleridir. Dislokasyon enerjisi; E= b
2
şeklindedir. Burada; E:dislokasyon enerjisi, :kristalin kesme modülü,
b:burgers vektörüdür.
c)Hacımsal:kristallerde görülen hacımsal yapı kusurlarının en çok
görülenleri ikizlenmeler (twining) ve kayma türü
(slip) bozukluklardır. Kayma türünde kristalin iki bülümü kayma düzleminde
birbirlerine göre atomik uzaklıklar
düzeyinde kayar. İkizlenmelerde ise, kristalin bir miktar hacmi diğerine
göre belirli bir açı altında döner.
6)BRAGG KANUNU: Kristallerde kırınım olayı Bragg kanunu ile fiziksel bir
model oluşturur. Bir birine paralel olan
atomik düzlemlere tek dalga boylu X-ışınları gönderildiğinde ışınlar
yansımaya uğrar. Gelen ışınla yansıyan ışın
arasındaki yol farkı; n =2d sin şeklinde olur. Bu ilişkiye Bragg Kanunu
denir. Burada; n:tamsayı , :dalga boyu,
d:kristal düzlemleri arasındaki uzaklık, :gelen ışınla düzlem arasındaki
açıdır.
7)BRİLLOUİN BÖLGELERİ: Kristal örgüde kırınım şartını sağlayan noktaların
üzerinde bulunun ve yarıçapı karşıt
örgü uzayında S
0
/k=S/? olan küreye Ewald küresi denir. Bu kürede Bragg kanunu (k
+G
)
2
=k
2
şeklindedir. Burada;
k:dalga vektörü, G:karşıt örgü vektörüdür. Öncelikle,yansımayı ortaya
çıkaran en küçük k vektörlerinin büyüklülleri
belirlenir.Başlangıç noktasından başlayıp bu çiggiler üzerinde biten bütün
k vektörleri Bragg yansımasını verir. İşte bu
çizgiler arasında kalan bölgelere de Brillouin bölgeleri denir. Brillouin
bölgesi içerisinde hiçbir k vektörü brag
yansıması vermez, yansıma bölge sınırında olur.
8)MOLEKÜLER BAĞLANMA:Bir kristali oluşturan atomların bağlanma biçimlerini
belirleyen onların dış
yörüngelerindeki elektronlarıdır.
ÖRGÜ DİNAMİĞİ
1)TEK ATOMLU ENİNE ÖRGÜ TİTREŞİMİ:
2)İKİ ATOMLU ÖRGÜ TİTREŞİMİ:
3)ÖRGÜ ISI SIĞASI: Isı sığası, sabit bir hacmin toplam enerjisinin
sıcaklıkla değişimidir. Bir kristal için ısısığası
C
v
=T (dS/dT)
v
=(dE/dT)
v
şeklindedir. Burada S:entropi, T:sıcaklık, E ise enerjidir.
4)PLANK DAĞILIMI:
5)ISI SIĞASI DEBYE MODELİ: Debye, Eintein modelindeki kip frekans
kavramını değiştirerek, ısı sığası ile ilgili
yeni bir model ortaya koymuştur.
6)ISISAL İLETKENLİK:katılarda ısısal iletim fononların çarpışmaları sonucu
olur. Çarpışan fononlar diğer fononlar,
örgü bozuklukları ya da elektronlar tarafından saçılmaya uğrarlar.
Kristallerde ısı iletimi, sitemde oluşan ısısal
dengesizliğin bir yerden başka bir yere aktarılmasıdır. Bu dengesizlik bir
dağılım gradyenti ortaya çıkarır. Bu durumda
ısı akımı yoğunluğu Q=-K(dT/dx) şeklindedir. Burada K; ısısal iletim
katsayısıdır. Gazlarda ısı iletimi genellikle gaz
moleküllerinin çarpıçmaları sonucu oluşur. Gazlar için ısısal iletkenlik
ise ; K=(Nk v)/2 şeklindedir. Burada N:molekül
sayısı, :ortalama serbest yol, v:hızdır. Katılar için T
D
koşulunda ısı sığası (ısı iletim katsayısı ) ise K=(sabit)
T
k
D
şeklindedir.
7)ISISAL GENLEŞME:Bir boyutta örgü potansiyeli harmonik olmayan terimlere
U(x)=Ax
2
-Bx
3
-Cx
4
... şeklinde
bağlıdır. Burada A, B, C potansiyel genlikleridir.