Merhaba; hepimizi yakından ilgilendiren bir konu olan sigara ve sigaranın zararlarını(her ne kadar bilsenizde)anlatmaya çalısacagım.Herkes yada büyük bir çogunluk sigaranın zararlarını bilmekte.Ama aynı zamanda sigarayıda içmeye devam etmekte.Yani bile bile kendilerini atese atmaktalar. Ben en iyisi ise sigaranın tarihçesini anlatmakla baslayayım:
SİGARANIN TARİHÇESİ
Sigaranın, Avrupalı kâşiflerin Kuzey Amerika'ya gidip, oranın yerli halkıyla barış çubuğu tüttürmesine kadar uzanan çok eski bir tarihçesi var.1492'den önce: Amerika kıtasının yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapıyorlardı1492: Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetti. Avrupa'ya döndüğünde yanında bu kıtada daha önce hiç görülmemiş olan tütün tohumları ve yaprakları vardı. Kolomb'un mürettebatından Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve şeytan tarafından ele geçirildiği iddia edilerek hapis cezasına çarptırıldı.

Jean Nicot kısa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyıl bilim adamları "nikotin" olarak tanınan kimyasal maddeye onun adını verdiler). 1565 yılına gelindiğinde, tüm Avrupa'ya yayılan tütün alışkanlığı, ünlü İngiliz aristokratı ve şairi Sir Walter Raleigh'nin tütün içmeye başlamasıyla, İngiltere'ye de girdi. . 1610: Japonya'da tütün üretimi ve içimi yasaklandı.1634:Maryland'de de tütün üretimine başlandı. Rus Çarı tütün içimini tüm Rusya'da yasakladı. Tütün içerken yakalananların ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı. 1761: İngiliz doktor John Hill, "Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff" (Aşırı Enfiye Kullanımına Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser araştırması olan raporunu yayınladı. 1854: 1856 yılında sona eren Kırım Savaşı başladı. İngiliz ve Fransız askerleri Türk tütünüyle tanışıp, onu Avrupa'ya götürdüler. 1903: Kanada, İngiltere ve Amerika'da sigaranın zararları ciddi bir şekilde ele alınmaya başlandı, Kanada'da sigaranın yasaklanması için meclise kanun tasarısı verildi. 1920'ler: Tüm dünyada sigara kullanımı hat safhaya ulaştı, bir yılda tüketilen sigara sayısı milyarları buldu. 1943: Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık %60-%80'nin sigara içiyordu. 1944: Amerikan Kanser Derneği, sigaranın sağlığa zararlı olabileceğini belirtti. Akciğer kanseri ve sigara arasındaki ilişkinin henüz kesinlik kazanmadığını ama gene de dikkatli olunması gerektiği hakkında halkı uyardı. 1947: Kanadalı doktor Norman Delarue akciğer kanseri hastalarının %90'ının sigara tiryakisi olduğunu gösteren bir araştırma yayınladı.
SİGARA ve GENÇLİK

SİGARANIN GENÇLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Sigaranın gençler üzerinde kısa vadede yaptığı etkiler, genellikle solunum yollarında yoğunlaşmaktadır. Ergenlik çağındaki sigara bağımlılarında ortaya çıkan nefes darlığı önemli bir problemdir.

Ayrıca, sigara diğer uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan gençlerin büyük bir kısmı içki de içmeye başlamaktadırlar. Sigara içmeyen gençlere göre sekiz kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski taşımaktadırlar. Sigara içen gençlerde davranış bozukluğu da görülmektedir, bunlar; kavgacılık, belli bir çeteye girme yada dikkatsiz ve tedbirsiz cinsel ilişkiler olarak ortaya çıkmaktadır. Sigaraya alışan gençler, başka bir uyuşturucu kullanmasa bile, sigara bağımlısı yetişkinler haline gelmekte ve sağlıklarını tehdit eden kimyasal maddelere bir ömür boyu maruz kalmaktadırlar.
SİGARANIN ZARARLARI
Artık herkes sigaranın ne kadar ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Tütünün kanserojen olduğunu duymayan, bilmeyen kalmadı. Ancak, sigaranın zararları bununla bitmiyor, her türlü kalp ve akciğer hastalığına yol açıyor, damar tıkanıklığı felce kadar götürebiliyor.

Sigara içtiğiniz anda, vücudunuz etkilenmeye başlar. Nabzınız yükselir, daha hızlı nefes alıp vermeye başlarsınız. Kan dolaşımınız yavaşlar. Sigara içinde yaklaşık 3.700 zehirli madde barındıran bir karışımdır. Bunların büyük bir bölümü kanserojendir. En zararları da karbon monoksit, hidrojen siyanid ve amonyaktır ve bu zehirli kimyasal maddeler, bir nefes sigarayla kan dolaşımınıza karışır. Bunun sonucunda, astım, ciğer yangısı, göğüs ağrıları başlar. Daha sık nezle, grip ve soğuk algınlığı geçirmeye başlarsınız. Her on üç saniyede bir kişi, sigaraya bağlı bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Her yıl dünyada 2.500.000 milyon kişi sigara yüzünden hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin başlıca sebebi akciğer kanseridir, ikinci önemli sebep kalp hastalıkları ve diğer kanser türleridir. Soluk borunuzdan ve bronşlarınızdan geçen duman göğsünüze iner. Sigara dumanındaki hidrojen siyanid, bronşlarınızın çeperini yakar ve kronik öksürük ortaya çıkar. Bronşlar zayıfladıkça, bu bölgede pek çok hastalık oluşur. Akciğer salgılarında azalma olur ve bu da kronik öksürüklere yol açar. Sigara içenler, içmeyenlere on kat daha fazla akciğer kanseri olma riski taşırlar.

Sonuçlar Sigaranın sağlık üzerindeki kötü etkileri araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar göre, sigara tiryakisi erkeklerin %40'ı henüz emeklilik yaşına gelmeden hayatını kaybetmektedir. Bu oran sigara kullanmayanlarda %18'dir. Sigara kullanan kadınlarda ise rahim kanseri riski çoğalmaktadır, hamile kadınların sigara içmesi ise sakat ve ölü doğumlarla sonuçlanmaktadır. Tüm bunlara rağmen, sigarayı bıraktığınız anda vücut kendi kendini tamir etmeye başlar. On yıl içinde vücut hiç sigara içmemiş gibi olur. Ancak, sigarayı bırakmak için kanser ya da kalp hastası olmayı beklerseniz, vücudunuzun kendini tamir etmesi için pek fazla vakti olamayacaktır. Ne yazık ki, bu hastalıklar çoğunlukla öldürücüdür. Sigarayı bırakmanız için daha iyi bir sebep olamaz. Ne Dersiniz?
SİGARAYI BIRAKTIM
Bu bölümde sigarayı bırakmış eski tiryakilerin öykü ve önerilerini bulacaksınız;
*Ben pratisyen doktorum. 1986 yılında dersaneye giderken merak ve bir arkadaşın tavsiyesiyle başladım. 1987 de tıp fakültesine girdim. Maalesef doktor olacak olmam hiçbir şeyi değiştirmedi. İçmek için her zaman bahanem hazırdı. Dersler zor, stress vs. Ayrıca hocalarımızdan da çok içen olması bize cesaret veriyordu...(keşke tıpta okumanın birinci şartı sigarayı bırakmak olsa...) maalesef kendileri de içtikleri için bırakmamızı hiç önermediler. Adeta teşvik ettiler. 1990 da öğrenci iken evlendim. Eşim çok yalvardı, olmadı. 1992 de oğlum oldu. 1994 de de oğlum oldu büyüdüler. Bu sefer 3 ü birden yalvarmaya hatta çocuklarım ağlamaya başladılar.(baba kanserden öleceksin diye) Yine olmadı ama ciddi ciddi düşünmeye başladım. 2000 de bıraktım. 2 ay sonra yine başladım. Aklen ve mantıken bıraktım ama keyfen ve nefsen bırakamadım.Hele mesai arkadaşım olan doktor bey de sigarayı bırakmış... habire bırak şunu, bırak şunu diye başımın etini yedi. kızmıyor değildim hani. Ama Allah ondan razı olsun. Bırakmamda en önemli etkenlerden biriydi. en azından gündüzleri içemez olmuş ve bırakmaya iyice kara vermeye başlamıştım. arkadaş dediğin böyle işte. biri başlatır diğeri bıraktırır.
*Aslında ben hic sigara kullanmadım.Ama bu konuda babamın durumunu paylasmak istedim.babam 30 yil sigara icti,sonunda da saglik problemi nedeniyle bıraktı.Günde 2-2,5 paket icti.Suanki halinden de cok memnun. Ama kesinlikle tam sağlıklı bir birey gibi olamıyor. Sizlerde daha geç olmadan bırakın
Daha detaylı bilgi için bastaki linki tıklayin....